Sinoplu Kinik: Diyojen

 

''Eğer Büyük İskender olmasaydım, Diyojen olurdum." - Büyük İskender

Babasının Sinop'ta sarraflık yaptığı dönemde dünyaya gelen Sinoplu Diyojen, görüş ve çalışmalarıyla sivil yaşamın karmaşıklıklarını ve entrikalarını reddeden bir düşünce ekolu olan Kinizm'in ilham kaynağı olmuştur. Diyojen'in fikirlerini yazıya geçirip geçirmediği hala tartışılan bir konudur. Ancak onun hayat felsefesine bakılırsa böyle bir girişimde bulunmayacağını söylemek mümkündür.

Oldukça basit bir yaşam tarzının savunucusu olan Diyojen, kendi çıkarları için vatandaşlık görevinlerini reddetmiştir ve hem metafiziğe hem de filozofların entelektüel iddialarını yeren bir tavır sergilemiştir. Mutluluğa ancak "doğaya göre yaşamakla" ulaşılabileceğine inanan Diyojen, bunun yalnızca vücudun temel ihtiyaçlarını yerine getirerek mümkün olacağını belirtmiştir. Diyojen'in saldırgan ve ilkel yaşam biçimi köpek lakabını almasına neden olmuştur. Platon da kendisine "Delirmiş Sokrates" demiştir. Her konuda en basit yolu seçmeyi tercih eden ve basit kıyafetler dışında bir şey giymeyi reddeden Diyojen'in, cinsel arzuların ne kadar basit ve önemsiz olduğunu göstermek amacıyla kalabalıkların önünde mastürbasyon yaptığı da bilinmektedir.

Diyojen, özyeterliliğin bireylere özgürlük ve mutluluk getirdiğine inanıyordu. Fakat bu mutluluğa ulaşmak için sürekli bir uygulama ve eğitim gerekiyordu. Bu doğrultuda Diyojen, hayali, duygusal ve psikolojik sorunları en aza indirmek için kişinin mülk, aile bağları ve toplumsal normları terk etmesi gerektiği savunuyordu. Bu yaşam biçiminin benzerleri Budizm ve Taoculukta da görülmektedir.

Kinik kelimesi Yunancada köpek anlamına gelen "Kyon" kelimesinden türetilmiştir ve Diyojen'in takma ismine bir göndermedir. Milattan sonra Kinizm adı altında Diyojen'in yaşam biçimini benimseyen topluluklar ortaya çıkmıştır. Bu topluluklar, günümüzde de çilecilik olarak bilinen görüşü savunmuşlardır.

Kinizm Nedir?

Kinizm; zenginlik, güç, ün gibi insani olguları bırakarak manevi doygunluğa ulaşmayı hedefleyen bir yaşam biçimidir. Kinizm, doğa, akıl, özyeterlilik ve özgürlük gibi kavramları benimser ve bunun dışındaki her şeyi anlamsız bulur. Kiniklere göre gelenekler de saçma bulunur ve alaya alınır.

Kiniklerin yaygınlaştığı dönemde, ekonomik ve toplumsal problemler fazlaca görülmüştür. Kinikler bu problemlerin olumsuz etkilerinin aile, arkadaşlar, kültürel değerler ya da mal mülkle değil; bireyin kendine yetmesiyle ve kendisinin efendisi olmasıyla azalacağını öne sürmüşlerdir.

Elinde fenerle Atina sokaklarında gezen Diyojen'e ''gündüz vakti ne diye fenerle geziyorsun'' diyenlere Diyojen'in ''adam arıyorum'' dediği rivayet edilir. Bu olay onun fenerle özdeşleşmesine neden olmuştur.

Aykırı fikirleriyle ve özgün yaşam biçmiyle çağdaşlarından oldukça farklı bir noktada olan Diyojen, Büyük İskender'in de ilgisini çekmiş ve hayranlığını kazanmıştır. Ancak, tüm krallar gibi Büyük İskender'e karşı da umursamaz davranmıştır ve kendisine "dile benden ne dilersen" diyen Büyük İskender'e ''gölge etme başka ihsan etmem'' diyerek güneşinin önünden çekilmesini söylemiştir.

Diyojen'in hayata ve insanlara karşı takındığı tavrı, bilinen tüm filozoflardan farklıdır. Onun bu tarzı günümüzde bile kendisinden söz edilmesine neden olmuştur. Oysa o ne bir kral ne de bir siyasetçidir. O fikirlerinden başka hiçbir şeyi olmayan bir düşünürdür. Diyojen bugün bile Büyük İskenderle birlikte anılmaktadır. Büyük İskender'in koskoca bir ordusu ve yardımcıları varken, Diyojen'in yalnızca bir feneri ve bir fıçısı vardı.

Yorumlar

Daha yeni Daha eski